Fotokritik Neden Kapandı? Fotoğraf Forumlarına Neler Oluyor?

12

Fotokritik kapandı mı? Fotoğraf forumlarına neler oluyor? Türkiye’nin şu ana kadar en büyük kitlelere ulaşabilmiş fotoğraf odaklı platformu neden kapandı? Böylesine devasa oluşumun tutunamayıp, son ramakta fişinin çekilmesine sebep olan ne?

TozluMERCEK‘ten çok önce, Temmuz 2011’de PentaxTurk forumu kurdum. Markaya gönül veren fotoğraf severleri bir araya getirmeyi amaçladım. Benzer amaca hitap eden siteler vardı belki fakat işleyişinden mutlu olmayanlar da bir o kadar çoktu. Velhasıl PentaxTurk’ü kurdum ve detaylı istatistikleri sitenin yayına girdi o dakikadan bugüne kadar aralıksız tuttum. Şimdi de TozluMERCEK’in istatistiklerini benzer şekilde arşivliyorum. Elimde piyasa gözlemlerimin dışında, bu istatistiklerden oluşturduğum çok önemli grafikler var. Bu grafiklerin önemi o kadar yüksek ki, aklınıza gelen tüm soruların cevabını bu grafiklerde bulmak mümkün. Konu başlığında belirttiğim “Fotoğraf forumlarına neler oluyor?” sorusunun cevabı da bu grafiklerde.

Fotokritik

Fotokritik kullanıcılarında da açıkça görünen, 2011 yılından 2018 yılına kadar kullanıcı davranışları inanılmaz derecede değişti. Bu davranışları sosyolojik yada teknolojik boyutta ele alabiliriz. Mesela 2011 yılı ve öncesinde çok ciddi boyutta fotoğraf çekme akımı vardı. Herkesin elinde makine, sümüklü çocuk, yaşlı portre… ve garip ki bu kullanıcılar interneti kasıp kavurdu. Fotokritik giriş yaptığınızda anasayfada bol bol bu tip fotoğrafları görmeniz mümkündü. Bu elbette kalıcı değildi. Fotoğraf akımı azaldıkça bu tip kullanıcılar da azaldı. 2016 yılı başı toplam fotoğrafçı nüfusu %50 oranında azaldı.

Büyüyen trafik yerine, küçülen trafik beraberinde domino etkisi gibi farklı sorunlar da yaratmaya başladı. Mesela büyük ve orta ölçekli siteler altyapı masrafı sebebiyle tek tek kapandı veya küçülmeye gitti. Küçük ölçekli siteler ise ya kapandı yada kapanmak üzere geri sayımları başladı. Türkçe içerik anlamında zayıf olan piyasada, önümüzdeki günlerde işlerin yolunda gitmeyeceğinden eminim.

2019 yılına yaklaştığımız şu günlerde kullanıcıların isteklerine cevap veren oluşumlara ihtiyaç var. Hızlı açılan ve mobil uyumlu sayfalar, kaliteli içerik ve bunun tasnifi, görsel sunum… Bu saydığım kriterlerin birinin bile eksik olması 2018 yılı piyasası karşısında ayakta kalması mümkün değil.

Son olarak ilginç bulduğum için belirtmek istediğim bir nüans var. Piyasa, internette gezinmeyi, okumayı, araştırmayı seven fakat katkıda bulunmayan, yorum yapmayan, düşüncesini belirtmeyen kitle ile karşı karşıya. Bakalım bu noktada şeytanın bacağını kim kıracak?

About Author

12 yorum

  1. Fotokritin en büyük hatası paralı üyeliğe geçmesi oldu. Şimdi oraya bir sürü yardım yapmış rehberler yazmış kişi kendi yazdıklarını bile görmek için para ödemesi lazım. Hal öyle olunca fotokritik kendi topuklarına baştan sıktı. Zaten insanların sırf istekleri makine. Sürekli makinesini, lensini yenilesin yeterli. Bu tüm işler hobiler bu şekilde. Avrupalılar 10 yıllık bisikletle dünyayı dolaşır, mahallenin önünde bisiklet sürecek en iyi bisikleti alma peşinde. Öğrenme değil, öğrenme yerine parayı bayılma kafasında insanlar.

    • Tabi o noktaya hiç değinmedim. O hareketleri tam bir intihardı. Ama konuyu sadece Fotokritik ile sınırlandırmak istemedim. Biraz daha genel sebeplere değinmek istedim.

      Avrupalı konusuna da hiç girmeyim. Çok doluyum. ? Hobi kelimesinin anlamını yitirdik. Umarım artık doygunluğa erişiriz.

  2. Üzüldüm ..fotograf cekmeyi Fotokritik sayesinde ögrenmis tim bana cok sey kazandir di son iki yil islerim nedeni ile giremedim..birde Ilk Siyah sayfa bicimi daha güzeldi sonradan Önce sitenin güzel görünümü gitti ..Parasal da isin icine girince ilgide azaldi..Tabii bunda Yeni CEp Telefonlarida insanlari Fotograf makinalarina fotograflara karsi ilgiyde azaltti..

  3. Mustafa Göçer on

    Teknolojik gelişmeler sosyolojik gelişmelere zemin hazırlıyor. Artık her şeyde mobil, hızlı ve pratik olanlar öne çıkıyor. Bu açıdan bakınca Instagram diye bir gerçek var ki bütün fotoğraf paylaşım platformlarının kökünü kurutan en büyük baskı oradan geliyor bence. Oralarda fotoğraf paylaşımı tek başına anlamsız ve değersiz görülüyor artık. Bu tip platformlarda fotoğraf tek başına bir sanat olmaktan çıkıp, sosyal egoları tatmin eden küçük hikayelerin süslü vitrini olmaktan öteye gidemiyor. Bu durum, gerçekten fotoğraf sanatına ilgi duyanların da şevkini kırıyor ve onları da kendi girdabına doğru çekiyor. Her şey, zamanla aynı şeye dönüşüyor.

  4. Ben Fotokritik ilk kurulduğunda üye olan kişilerdenim. İlk kurulduğunda çok güzeldi. Her şey sanata yönelikti. Ana sayfada fotoğrafınızın yayınlanması hele günün fotoğrafçısı olmanız büyük iş ve onurdu. Paralı moda geçince bir baktım 10-15 kişilik gruplar birbirlerine destek verip saçma sapan çöp fotoğrafları ana sayfaya taşımayı becerebiliyorlar. O andan sonra ilgimi yitirdim siteye. Hatta yıllardır girmiyorum son durum ne diye İnternet’e girince sizin sitenizden öğrendim kapandığını. Yinede üzüldüm.
    Mustafa Göçer beyin dediğide ayrı bir gerçek. artık gençler yaptıkları işi like almak için yapıyorlar. Onlara da Instagram gibi siteler yetiyor.

  5. ROCKER_TR gerçekleri yazmış. Siteyi altı yedi yıl kadar kullandım ama son zamanları gerçekten kötüydü, paralı olması ve farklı kullanıcıların artması ile popülaritesi çok düştü.

    Şimdiki sorum şudur, acaba oradaki eski fotoğraflarıma ulaşmam mümkün mü?

    Mesela picasa web albümlerinde de böyle bir şey oldu yıllar önce, “Şu tarihte kapanacak.” dediler ve fotoğraflarımızı Google albümlerine aktardıklarını bildirdiler.

    Fotokritikteki fotoğraflarımız ve yazılarımız nerede?
    Bilgi alabilir miyim lütfen?

  6. Mikail DUMAN on

    Fotokritik sitesine 2007de üye olmuştum; o zamanlar hotmail,gmail,yahoo gibi mail adreslerini kabul etmiyorlardı bile hatta Referans üye uygulaması bile başlamıştı…Keyif olarak takip ettiğim bir siteydi.
    Önce tüm mail adreslerini kabul etmeye başladılar sonra arayüz değişti…Arayüz çok kullanışsız ve zordu daha sonra birde instagram bölümü ekledi ben haftada 1 girmeye başladım sonra ayda 1 sonra 6 ayda bir birde baktımki telefonla bomboş çekilen bir fotoğraf bile listeye düşmüş…çok sürmedi kapandı ama özlüyorum

  7. Ben 2004’te üye olmuştum. Denildiği gibi hotmail, yahoo gibi mail adresleriyle üye olamıyordunuz. Ve aslında kimilerine “katı” gelen kuralları vardı. Normalde de iyi fotoğrafçıların yanında orada başlayıp sonra ünlenen fotoğrafçılar da üretmişti. Mesela Niko Guido. Ve gerçekten harika fotoğraflar görebiliyordunuz. Sonra kalabalıklaşmaya başladı ve asıl sahibi siteyi sattı! Ondan sonra yukarıda da yazıldığı gibi olan oldu…
    Asıl işi olan gerçekten iyi fotoğrafları “kritik etme” görevine devam edebilseydi gelişen sosyalmedya ortamına rağmen hayatta kalabilirdi…

  8. Fotoğrafa dair yorumlardan ziyade, siyasete girilmesi,
    Yorum puanlama sisteminin getirdiği ekipleşme,
    Nü sınıfı fotoğrafların, her an karşınıza çıkma ihtimali,
    “Yul Bıraynır”’ı seslendiren, 2 sene kendini kral zannetmiş, tedaviyle düzelmişti, Fotokritik’de de, yönetici ekibin kendini “Tsk Komutanı” zannetmeye başlaması,
    Filmden Dijital e geçişteki heyecanın, yerini dijitalin olağan hale gelmesiyle bitişi,
    İnsanoğlunun yaşlanma alışkanlığı,
    Cep telefonlarının fotoğraf makinasının yerini alması,
    Aklıma gelenler bunlar, başıma geleceği anladığımda
    fotoğraflarımı yedeklemiştim, ama giden yorumlara üzüldüm…

  9. Emekli amca ve teyzelerin orayı keşfetmesi Fotokritik sitesinin geriye gidişinin ilk adımı olmuştur bence.
    Devasa ekipman listesi ve aradığınız bir ekipmanla çekilmiş sayısız fotoğrafa ulaşabilmeniz büyük bir nimetti.

  10. Şimdi dijital fotoğrafçılıkla ne alakası var diyebilirsiniz ama size söyleyeyim. Zaman ne kadar değişirse değişsin , bu işin membası kağıttır , mürekkepdir. Dolarla paralel malzeme fiyatları da uçtu, dolaylı olarak da fotoğrafçılık gittikçe pahalı bir hobi haline geliyor. Ne olursa olsun bu işle uğraşan görseli çıktıya, kağıda dökmek zorunda.

Leave A Reply